Kamu Bankaları Üretim Yerine Tüketime Kredi Desteği Vermemeli

ENSİA Başkanı Hüseyin Vatansever, Türkiye’nin ekonomide yaşadığı sorunların; katma değeri yüksek, ihracata yönelen ve istihdam odaklı yatırımlarla çözülebileceğine dikkat çekerek, sanayiciye verilecek teşviğin mutlaka devlet kesesinden kaynak harcanması demek olmadığını söyledi

Kamu Bankaları Üretim Yerine Tüketime Kredi Desteği Vermemeli
27 Ağustos 2020 - 19:16
Sadeleştirilen bir bürokratik mekanizmanın bile yatırımcı nezninde maliyet düşürücü etki yaptığını kaydeden Hüseyin Vatansever, “Bu dönemde kamu otoriteleri yatırımların önünü açıcı kritik ve şaşırtıcı kararlar almalı. Ülke olarak kaynaklarımızı ev alıp yatacak, araba alıp gezecek adama değil; makine alıp üretecek adama tahsis edelim. Tüm ülke ekonomileri pandemi nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. İhracat pazarlarımızdaki yavaşlama da bu durumun en bariz kanıtı olarak karşımızda duruyor. OSB’lerde yapılmak kaydıyla devletimizin Yatırım Teşvik Belgesi’ni almış; katma değeri yüksek üretime, ihracata ve istihdama yönelen, her türlü faaliyeti kayıt altında olan tüm sanayi yatırımları sıfır faizli, iki yılı geri ödemesiz ve on yıl vadeli kredilerle desteklenmeli. Devlet, destek verdiği yatırımı gün gün izlemeli. Şayet iyi niyeti istismar ediliyorsa, muhatabını en ağır şekilde cezalandırmalı.” dedi.
 
KREDİLER DÖVİZE VE ALTINA GİTTİ
 
1 Haziran’da kamu bankaları kanalıyla verilen çok uygun faizli ve bir yıl geri ödemesiz konut ve taşıt kredilerindeki sonucun tatmin edici olmaktan uzak olduğunu ifade eden ENSİA Başkanı, kamu bankalarının bu hatadan acil olarak dönmesini beklediklerini sözlerine ekleydi.
Hüseyin Vatansever, şu değerlendirmeyi yaptı:
 
“Devlet konut alana, taşıt alana, tatile gidene kredi vermeyi önceliğine almamalı. Faizlerde rekor düşüş olarak lanse edilen kredilerin işe yaramadığını hep birlikte yaşadık. Konut kredileri ikinci el konutların satışlarına ivme sağlarken, taşıt kredileri sıfır otomobil ithalatını artırıcı etki yaptı. Kredi kullananların, muvazaalı işlemlerle bu kaynakları dövize ve altına yatırdıkları da görüldü. Döviz tevdiat hesaplarında yaşanan ani artışlar, bu durumu kanıtlıyor. İç talebi tahrik ederek, vatandaşı borçlandırarak, gelecekte elde edecekleri gelirleri şimdiden harcamalarını sağlayarak ortak menfaatimize olan neticeler elde edemeyiz. Geçmişte pek çok kez bu hataları yaptık ve başarısız olduk. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar alamayız. Kamu bankaların yavaş yavaş bu hatadan dönmesini de mutlulukla karşılıyoruz.”
 
“2005’TEKİ HATAYI TEKRARLAMAYALIM”
 
Hüseyin Vatansever, 2005 yılında kişi başına milli gelir seviyesine göre belirlenen 36 ili kapsayan teşviklerde beklentilerin gerçekleşmediğini, aynı hatanın tekrar edilmemesini beklediklerini ifade eden Vatansever, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Söz konusu teşvikte, fert başına milli geliri bin 500 dolar ve altındaki 36 ile teşvik uygulaması işe yaramayınca il sayısının 49’a çıkarılmış ve iller arasında haksız rekabet yaratılmıştı. Sonrasında bu hatadan dönüldü, sektörel ve bölgesel bazlı teşvik uygulamasına gidildi. 2012 yılında ise büyük ölçekli ve ithal ikamesi sağlayan yatırımlar için Stratejik Yatırım Teşvik Belgesi mevzuatımıza girdi. Bunlar doğru kararlardı ve işe yaradı. Eğer teşvik edilecek ya da desteklenecek biri varsa üreten kişiler olmalıdır.”

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.